uzun zaman olmuş yazmayalı. hatta bu bloga girmeyeli. biraz zamansızlıktan dolayı biraz miskinlikten dolayı. aslında canım istemediği için. düzenli olarak blog yazmak isterdim ama gerçekten içimden gelmiyor. yazanlara imreniyorum ama yapamıyorum, yazamıyorum eskisi gibi uzun uzun.
belki artık hayatımda uzun cümleler kurmamı gerektirecek şeyler olmuyordur? ne iş ne hayat ne de başka birşey benim uzun uzun cümleler kurmama izin vermiyor. hızlıca düşünüp, kısaca yazıp geçmek yetiyor. belki de ff denen illeti de o yüzden kullanır oldum.
asıl mesele nedir biliyor musun? nerden bilebilirsin? asıl mesele uzun zaman oldu aşktan kopalı. o yüzden eskisi gibi uzun uzun yazamıyorum. bak anlatayım sana durumları;
1,5 defa aşık oldum ben. ilki yani yarım olan, ben 18 yaşımdayken girdi hayatıma. daha çok küçüktüm ve habersizdim herşeyden. o benden üç yaş büyüktü. evet o kadar da büyük değildi ama benden çok şey yaşamıştı. ve bana da yaşattı tüm o yaşadıklarını. sonu hüsran oldu. yarımlık saymamın sebebi ise çok kısa sürdü. beni aldattı ve bitti. aldatma kısmı ise teenagesel şeyler değil. gidip başka birinin elini falan tutmadı. benim yatağımdan çıkıp başka bir adamın yatağına girdi o kadın.
sonrasında aşık olduğum kadın ise bu ülkenin öbür ucunda, soğuk bir günde karşıma çıktı. tanımadan sadece kapıdan girerken yüzünü gördüm ve aşık oldum. ve bu kadın o kadın işte, dedim. öyle de oldu. kavgalarla, mutluluklarla, hüzünlerle, sevişmelerle dolu yaklaşık üç senem geçti o kadınla. sonrasında ise o da şiddetli geçimsizlikle bitti, tükendi.
aralara giren diğer kadınların ise isimleri bile yok aklımda. öyle kalmaları da en iyisi. birde onlardan kalanlarla yaşayamazdım.
aslında hayatıma giren her kadının bende bıraktığı izlerin fazlasını bıraktım o kadınlarda. bu bazen kalıcı bir yara izi bazense daha fazlası oldu. ama o kadınların bende bıraktığı yaralar ise tek bir noktada birikti ve beni hissizleştirdi.
belki de o yüzden son bir yıldan beri hayatıma anlık veya daha uzun süreli olarak giren hiçbir kadına seni seviyorum bile diyemedim. belki de o yüzden böylesine donuklaştım ve uzaklaştım kendimden.



0 yorum:
Yorum Gönder